“Daha önce görülmemiş bir bayram yaşıyoruz…”

Hocam, daha önce görülmemiş bir bayram yaşıyoruz. Belki de bu soruyu tarihte soran ilk soran müslüman da ben olacağım. Akrabalar olmadan, sevdiklerimiz olmadan bir bayram nasıl geçirilir ki? Bu bayramda nasıl sevap toplayacağız. Mesela ben hep ninemin yanında kalırdım, çok mutlu olur çok dua ederdi. Şimdi ise evde kaldık yalnız başımıza. Diğer taraftan bu bayram bize nelerin değerini öğretecek diyorum kendi kendime… Mesela yaklaşık 10 yıldır bayram değil, mutlu bir sabahı olmayan Suriye’li kardeşlerimiz veya bir başka yerde zulüm altında olan müslüman kardeşlerimizin çektiği çileyi biraz olsun anlamış mı olacağız hocam? Allah razı olsun, bayramınız mübarek olsun. Ellerinizden öperim.

Bu bakış tarzı yanlıştır. Bayram dediğin ninenin yanında çikolata yeme günü ise elbette sen ağlamalısın. Bayramı balon şişirmek olarak gören çocuk da ağlamalıdır.
 
Gerçek şudur:
 
İnsanların şekerlerle, tebrik mesajları ile hissettikleri bayram, hayatımızdaki günlerden sadece biridir. Takvimlerin yazdığı günde gelir, o gün bitince de çeker gider. Bizim bakışımızda ise hayatımızın bütünü ne ise bayramımız da odur. Yıl bizim için nasıl geçip gidiyorsa bayram adı verilen gün de öyle geçip gidecektir. Bütün bir yılı iyi geçirebilen için bir bayram günü iyi olmasa ne olur ya da bütün yılı kötü olan bayramda balon şişirse ne olacak?
 
Çocuklar bayrama sadece o günü görerek bakabilirler, büyükler ise bayramın öncesini ve sonrasını görmek zorundadırlar. Neden bayram ediyoruz ve sonrasında ne olacak sorularının cevap bulmadığı bir bayramı neden beklesin aklı başında bir insan? Evet, neden beklesin? Bayram, balon şişirme ya da balon gibi şişme zamanı olmamalıdır.
 
Bugün dış görünüşü ile garip bir bayram yaşıyoruz. İnsanlar bir araya gelemiyor, bir araya gelsek birbirimizin ölümüne neden olabiliriz diye endişe ediyorlar. Ne garip bir görüntü değil mi, birbirimize mutluluk vermek için bir araya gelirsek birbirimize zarar verebiliriz diye endişe ediyoruz, hayret doğrusu! Yakın yıllarda böyle bir bayram günü görmedi insanlar. Dileriz, böylesi de bir daha olmasın. Daha garibi ve taşınması zor olanı da gelebilir Allah göstermesin.
 
Şunu anlamamız gerekiyor:
 
Sadece bayram günleri ile hayatı değerlendirenler için tasavvuru bile çetin olur böyle bayramlar. Hayatı bütünü ile ‘sonunda bayram etmek için bir fırsat’ olarak görebilenler ise takılıp kalmazlar bu sıkıntılı günlere. Hayat, sonunda bayram etmek için şu anda elimizdedir. Becerip onu değerlendirdiğimizde hastalıklar, yokluklar, ayrılıklar, çileler, ıstıraplar, dertler… Her ne bunaltırsa bunaltsın bizi o bunaltan şey, sonunda bayram etmek için yaşadığımız bu hayatın içinde küçük bir nokta kadar bile görünmeyecektir gözümüze. Yeter ki sonunda bayram olsun. Sonsuz cennetler olsun. Fanilikten ebediliğe geçiş günümüz bayram olsun da gerisi esef etmeye bile değmez Allah’ın izni ile.
 
Değerli kardeşim, böyle bak hayata, bayrama ve sıkıntıya. Bunu becerebildiğin zaman yaşadığın her gün senin bayramının arifesi gibi olur sana. Bunu beceremediğinde ise görüyorsun bayram bile dert olabiliyor. Acıdan bile lezzet almakla tatlıdan bile hasta olmak böyle bir şeydir senin anlayacağın. Hayata bizim beklentilerimizle bakmak yerine hayatı yaratanın bakmamızı istediği gibi bakmanın sonucu böyle yansır günümüze.
 
Bayram edeceğimiz günümüze bizi yaklaştıran işlerimizin çok olmasına dualar ederim. Allah’a emanet ol.

Etiketler: , , , ,