Fetva Meclisi Mobil Uygulama

Pandemi Tedbirlerini Gevşettik, Vebal Çok Büyük

Selamunaleykum hocam,
Malumunuz, koronada 2. dalgadan söz ediliyor. Ama çevremizden de duymaya başlıyoruz, insanlar tedbirleri tamamen bıraktı. Yakınlarımız düğünlere katılıyor, sonra hep birlikte korona olduklarını duyuyoruz. Düğünler, tatiller, cenazeler aldı başını gidiyor. Tedbiri elden bırakmak ne derece doğrudur? Sağlık bakanı ile ilgili Youtube’da videonuzu izledim, sağlık bakanı için müftü benzetmesi yapıyorsunuz. Sağlık bakanı çıkmayın diyor, o zaman dışarı çıkmak ve dikkat etmemek haram mıdır?

Devlet insanlara yönelik bir karar alırken o kararın siyasî, ekonomik, sağlık ve sosyal hatta psikolojik boyutlarını da düşünür, düşünmek zorundadır da. Nitekim mevcut salgın nedeniyle devlet, düğünleri ve cenazeleri, benzeri toplu bulunulacak yerleri serbest bırakırken sadece sağlık açısından bakarak serbest bırakmamıştır. Ekonomik endişeler ve sosyal yapı da dikkate alınmış ve bir nevi ‘kerhen’ böyle bir serbestlik kararı verilmiştir. Devlet yetkililerinin adeta insanlara yalvarırcasına tedbirli olmalarını ikaz etmelerinden rahatlıkla bu gerçek anlaşılabilmektedir. Salgın bir yandan sokağa çıkma yasağı günlerindeki düzeye yaklaştı denirken bir yandan da insanlar hiçbir şey yokmuş gibi yaşıyorlar ve tedbirleri gereksiz buluyorlarsa bu durum aklımızı zorlayacak bir karmaşıklığı ispat etmektedir.
 
İnsanlar reşit kimlikleri ile hayat yaşarken, devlet serbest bırakıyor olsa da tehlikelere karşı akıllarını kullanarak hareket etmeleri gerekmektedir. Olaylara mü’min kimliğimizle bakmanın gereği budur. Mevcut hastalığın cenaze törenleri, düğünler ve eğlence noktalarında çok daha fazla yayılma gösterdiği gözlemlenerek öğrenilmiş bir gerçek iken insanların;
 
• Düğün yapmayı vazgeçilemez bir zorunluluk (adeta düğünsüz evlenmek olmazmış),
 
• Düğüne katılmayı sanki bir vatan görevi gibi görmeleri asla makul değildir. Cuma namazı gibi bir ibadete bile neredeyse hiç gidilmesin denirken neticede bir düğüne bu kadar yoğun alaka gösterilmesi, cenazelerde evden dua ederek hatta gıyabî cenaze kılınarak bile katılmak mümkünken ‘göz önünde bulunma’ arzusu ya da neden bulunulduğuna dikkat etmeden ve gelişigüzel bulunma isteği düşündürücüdür.
 
İnsanların sağlıklarını korumakla alakalı noktada Allah’ın emrine itaat etmeleri, gönül yapmak için bir düğüne gitmelerinden çok daha önemlidir. Afete karşı tedbirsiz bulunmayı kamufle edebilecek bir iş ancak olağanüstü bir iş olabilir. Ne cenazeler ne de düğünler, onları bizzat ilgilendirenler dışındakiler için olağanüstü değildir.
 
Bu nedenle kanaatimiz odur ki bu afet döneminde devlet, tedbirler ve yasaklamalarda işi gevşetmiş olsa bile aklımız gevşetmedikçe;
 
a) Toplu düğün ve benzeri toplantılar yapmak, insanları davet edip katılmaya bir nevi mecbur etmek,
 
b) Birinci derecede yakınları dışındakilerin, sağlık açısından yetkililerin riskli bulduğu kimselerin cenazelere katılmaları,
 
c) Düğünlere iştirak etmek,
 
d) Alışveriş merkezlerinde zarurî olmayan ihtiyaçlar için vakit geçirmek,
 
e) Acil vaka durumu dışında sıla-i rahim adı ile şehirler arası yolculuklar yapmak caiz değildir.
 
Kanaatimiz böyledir.
 
Selamünaleyküm.
Nureddin YILDIZ
fb.com/nureddinyildiz
twitter.com/nurettinyildiz
instagram.com/nureddinyildiz