Yazılı Fetva

Bekar bir hanım olarak evde anne babamın anlaşmazlığının arasında kaldım, ne yapmalıyım?

SORU
Ben 30 yaşında, anne ve babasıyla küçük bir ilçede yaşayan, hukuk mezunu bir talebenizim. Birkaç küçük dosya dışında avukatlık mesleğimi aktif olarak icra etmiyorum. Evin bekar kalan tek evladı olarak, anne-babaya hizmet etmenin Allah’ın izniyle bir cennet kapısı olduğuna inanıyor ve ömrümü bu şuurla şekillendirmeye gayret ediyorum. Lakin en büyük imtihan alanım da tam bu noktada başlıyor hocam. Dışarıya karşı son derece merhametliyken, ev içinde öfkeli, sert ve sürekli eleştirel olan bir anne ile; odasına çekilip susan, konuştuğunda ise her şeye muhalefet eden, azarlayarak konuşan, yaşama sevinci kalmamış ve bu karamsarlığı etrafına yayan bir babanın arasında kalmış durumdayım. Birbirlerine karşı zerre saygı ve muhabbeti kalmamış, adeta nefretle aynı çatıyı paylaşan iki insanın bitmek bilmeyen savaşı, beni ruhen ve bedenen tüketiyor. Evdeki bu sevgisizlik ve sürekli gerginlik atmosferinde nasıl davranacağımı, zihnimi nasıl koruyacağımı bilemez bir haldeyim. Allah’ın rızasını kazanmak adına maruz kaldığım kötü muameleye karşı hep sabırla, ihsanla karşılık vermeye çalışıyorum. Fakat anlaşılmadığım, sesimin duyulmadığı ve aşağılandığım anlarda nefsime yenik düşüyor, öfkemi kontrol edemiyorum. Gönül isterdi ki onlara güzel muamele edebilmem için bir tatlı sözle de olsa bana biraz yardımcı olsunlar; fakat olmuyor hocam. Diğer taraftan mesleğimi aktif olarak yapmamamın onlarda oluşturduğu hoşnutsuzluğu ima ve bakışlarından derinden hissediyorum. Kendime her ne kadar "artık bu mesleği yapmak istemiyorum" desem de, evdeki bu kaotik ortam ve maruz kaldığım psikolojik harp, beni evden uzaklaştıracak vesileler aramaya sevk ediyor. Şu aşamada mesleğe geri dönmek dışında da evden uzaklaşabilecek ikinci bir yol bulamıyorum. Yaşımın verdiği geç kalmışlık hissi, evdeki iletişim problemleri, merhametsizlik ve yalnızlık duyguları arasında sıkışıp kaldım; adeta çatlayacak noktaya geldim. Kendi adıma hangi yönelişin, hangi davranışın doğru olduğunu ayırt edemez durumdayım.
Hocam, içimi dökmek ve sizden bizzat yüz yüze nasihat almak isterdim; ancak mahremsiz yolculuk yapmama hassasiyetim sebebiyle yerimden kımıldayamıyorum. Bu yaşıma kadar istediği her yere tek başına gitmiş biri olarak, bir süredir bu emri hayatımda tavizsiz uygulamaya çalışıyorum. Babamın sağlık sorunları ve evli olan erkek kardeşimin kendi düzeninin olması sebebiyle bu karar, benim için aslında bu küçük yayladan dışarı adım atamamakla eşdeğer oldu. Evdeki bu ağır şartlar altında, kendi ihtiyaç ve isteklerimin hiç kimse tarafından görülmeyip önemsenmemesi, şimdilerde bu fıkhi kararımın altında ezilmeme sebep oluyor. İtaat etmeye çalıştığım bu hüküm, evdeki krizle birleşince beni tamamen çaresiz bıraktı.
Sizden, Allah rızası için, içinde bulunduğum bu ağır imtihanda yoluma azık olacak, kalbime ferahlık verecek ve sabrımı tazeleyecek nasihat ve tavsiyelerinizi istirham ediyorum. Rabbim vaktinizi, ömrünüzü ve çalışmalarınızı bereketlendirsin.
CEVAP
Rabbimiz niyetinizi kabul buyursun. Sorunuzdan anlaşıldığı kadarıyla anne-baba hakkını bilen, onların hukukunu gözetmeye çalışan birisiniz. Bu hassasiyetinizden dolayı sizi tebrik eder, Rabbimizden bu gayretinizi kabul buyurmasını ve yaşadığınız zorlukları sizin için kolaylaştırmasını niyaz ederiz.
Anne-babanızın rızasını gözetmeye çalışırken zorlanmanız, içinde bulunduğumuz dünya hayatının bir imtihan yurdu olduğunun göstergesidir. Cennete giden yol her zaman kolay değildir. Özellikle merhameti ve anlayışı yeterince hissedemediğiniz bir ortamda, Allah rızası için güzel davranmaya çalışmak elbette kolay olmayacaktır. 
Bu süreçte öncelikle kendi sorumluluklarınıza odaklanmanızı tavsiye ederiz. Bir evlat olarak annenizden şefkat, babanızdan ilgi görmek istemeniz son derece tabiidir. Hatta olması gereken de budur. Ancak Rabbimiz kıyamet gününde bizi başkalarının kusurlarından değil, kendi sorumluluklarımızdan hesaba çekecektir. Anne-babanız size karşı görevlerini eksik yerine getiriyorsa bunun hesabını onlar verecektir. Sizin vazifeniz ise kendi kulluğunuzu ve evlatlık vazifenizi yerine getirmektir.
Unutmayın ki anne-babanızın size karşı kusurlu davranması, onların hesabını vereceği bir meseledir. Siz hakkınızı bugün almaya çalışırken yanlış adımlar atabilir, sonrasında pişmanlık duyabilirsiniz. Allah Teâlâ, hiçbir hakkı zayi etmeyecektir. Bu sebeple üzerinize düşeni yaptıktan sonra hakkınızı Allah'a havale etmeniz ve sabır için dua etmeniz daha doğru olacaktır.
Anne-baba imtihanı, müminin kazanması gereken imtihanlardan biridir. Allah Teâlâ sizi de bu konuda imtihan etmektedir. Bu bilinçle hareket etmeniz önemlidir.
Bu süreçte size şu tavsiyelerde bulunabiliriz:
• Anne-babanıza yaptığınız hizmetleri bir ibadet olarak görün ve karşılığını onlardan değil Allah'tan bekleyin.
• Anne-babanıza karşı vazifelerinizi eksiksiz yerine getirmeye çalışın.
• Tartışmaya dönüşeceğini hissettiğiniz ortamlardan mümkün olduğunca uzaklaşın ve gerginliği büyütmeyin.
• Anne-babanız arasında bir tartışma yaşandığında taraf olmamaya gayret edin. Mümkün olduğunca bu tartışmaların hakemi veya şahidi konumuna girmeyin.
• Kendinizi bunalmış hissettiğiniz zamanlarda kısa da olsa nefes alabileceğiniz alanlar oluşturun. Bir yürüyüş yapmak, bir arkadaşınızla görüşmek, telefonla sohbet etmek veya yalnız başınıza vakit geçirmek size iyi gelebilir.
• Kendinize her gün dua için özel bir vakit ayırın. Abdest alıp iki rekât namaz kılmanız, bir miktar Kur'an okumanız ve ardından Rabbinizden yardım istemeniz kalbinizi rahatlatacaktır. 
• Günlük tutmak ve burada yaşadığınız olayları paylaşmak kendinizle dertleşmenize aynı zamanda muhasebe etmenize böylece olayların içinde kaybolmak yerine onları daha sağlıklı değerlendirebilmenize yardımcı olabilir.
• Kendinizi evdeki gündemin dışına taşıyacak faydalı meşguliyetler edinmeye çalışın.
Mesleğinizi icra etme konusuna gelince:
Bu, içinde bulunduğunuz ortamdan bir miktar uzaklaşmanızı sağlayabilecek ve aynı zamanda ailenizin size bakışını olumlu yönde etkileyebilecek bir adım olabilir. Bununla birlikte bu karar yalnızca mevcut sıkıntılardan kaçmak amacıyla verilmemelidir.
Bir alanda eğitim almış, emek vermiş ve kabiliyet kazanmış olmak kişiye belli ölçüde sorumluluk da yükler. Sahip olduğunuz bilgi ve yetenekleri ümmetin ve insanların faydasına kullanmak da önemli bir vazifedir. Eğer mesleğinizi icra etmeyecekseniz, bunun yerine daha faydalı ve daha verimli bir meşguliyetinizin bulunması gerekir.
Öte yandan hukuk alanının bazı riskler taşıdığı da inkâr edilemez. Ancak unutulmamalıdır ki tamamen risksiz bir çalışma alanı bulmak mümkün değildir. Önemli olan kişinin bulunduğu ortamda dinini, ahlakını ve kimliğini koruyabilmesidir.
İmanını muhafaza eden, değerlerine bağlı kalan ve kendisini destekleyecek salih bir çevre edinebilen bir hanım için hukuk alanında çalışmayı mutlak olarak yanlış görmek doğru değildir. Ancak bu konuda kişinin kendisini tanıması, güçlü ve zayıf yönlerini bilmesi ve kararını istişare ile vermesi gerekir.
Mesleğinizi icra etmeye karar verirseniz, sizi haramlara veya sürekli şüpheli ortamlara sürükleyen durumlarda yeniden değerlendirme yapmanız gerektiğini de unutmamalısınız. Buna karşılık çalışma ortamınızı yönetebiliyor, sınırlarınızı koruyabiliyor ve hassasiyetlerinizi muhafaza edebiliyorsanız mesleğinizi sürdürmeniz ve ilmi çalışmalarınıza devam etmeniz faydalı olabilir.
Mahremsiz yolculuk meselesine gelince:
Kadının mahremsiz olarak 90 km aşan yolculuğu caiz değildir. Bununla birlikte güvenliğin sağlandığı durumlar, ilim yolculukları veya zaruret halleri gibi bazı meselelerde ruhsat tanıyan âlimler de bulunmaktadır.
İlim için bir yolculuk yapma isteğiniz varsa bu konuda ruhsat veren âlimlerin görüşüyle amel edebilirsiniz. Ancak bu ilme olan ihtiyacınız ya da ilme bakış açınızı iyi değerlendirmek gerekir. 
Bununla birlikte dinimizin bir emrini yerine getirmeye çalışırken kendinizi dinle mücadele eder hâle getirmemeye dikkat edin. Şayet sizi rahatlatacak ve ihtiyaçlarınızı karşılayacak başka meşru yollar bulabiliyorsanız, bunları değerlendirmek de Allah'ın izniyle sizin için hayırlı olabilir.
Rabbimiz kalbinize ferahlık versin, anne-babanızla olan imtihanınızda size sabır ihsan etsin. 
FETVAYI CEVAPLAYAN
H. B.
Hadislerle Kadın (2 Cilt Takım) - İşretü'n-Nisâ