Yazılı Fetva

Buluğa eren kız çocuğuna ibadet alışkanlığı nasıl kazandırılır?

59
27.06.2026
Kızım 11 yaşında ve yaklaşık 4 aydır âdet görüyor. Bu durumda dinen buluğa ermiş sayılır mı? Geçen Ramazan’da oruç tuttu; ancak yaşı küçük olduğu için bazı günler zorlandığını söyleyip “yarın tutmayacağım” diyebiliyor. Böyle bir durumda tüm Ramazan oruçlarını eksiksiz tutması farz mıdır? Tutmak istemediği günlerde zorlamamız gerekir mi?
Evladınızın göz aydınlığı olmasını temenni ederiz. Bu süreç kolay bir süreç olmayabilir. Sizin sabırlı olmanız ve aynı zamanda çocuğunuzun zorlandığı konularda onu rahatlatıcı çözümler bulmanız gereken bir dönemdir. Allah yardımcınız olsun.
Çocuklar için ibadetlerle sorumluluk başlama yaşı buluğ çağıdır. Buluğ çağı ise iki şekilde tespit edilir. Kız çocuklarında buluğa erme, adet görmeleriyle gerçekleşir. Hicri takvime göre 9 yaşını doldurmuş kız çocuğundan gelen kanama hayız/âdettir. 15 yaşına kadar âdet olmazsa yine hicri takvime göre 15 yaşını doldurmuş bir kız çocuğunun da sorumlulukları başlar. Sizin durumunuzda kızınız 9 yaşını tamamlamış olup âdet gördüğü için buluğa ermiştir. Yaşı her ne kadar küçük olsa da dinen mükellef, yani ibadetler noktasında sorumlu kabul edilir. Artık o da bir yetişkin gibi namaz, oruç ve diğer ibadetlerden Allah Teala katında sorumludur.
Ancak o yaştaki bir çocuktan yetişkin bir kimsenin ciddiyetini beklemek mümkün olmayabilir. Siz, onun çocuk olduğunu unutmadan, sabrederek; ağladığında onu rahatlatacak, zorlandığında onu destekleyecek çözümler ve alternatifler bularak bu süreci atlatabilirsiniz. İnşallah çok uzun sürmeden bu duruma alışacaktır.
Bu süreçte Allah Teala'nın yardımına ihtiyacınız olduğunu hiç unutmayın. Sizin evladınız için yapacağınız dua, Allah katında en makbul dualardandır. Bu süreç şu an sizin için zor görünüyor olsa da geçici bir süreç olduğunu hatırınızda tutmanız sizi rahatlatacaktır.
Öncelikle adet döneminin başladığını doğru şekilde tespit edebilmek için bir doktora gitmenizi tavsiye ederiz. Bu tespit sonrasında kızınız ibadetlerden sorumludur. İbadet sorumluluğu sürecini, itidalli ve yavaş bir programlama ile yönetmeniz gerekir. Yapmadığı takdirde, yerine getiremediği ibadetleri kaza etmesi gerektiğini o da siz de bilmelisiniz, ancak evladınızın bunu bir zorlama şeklinde yorumlamasına mahal bırakmamalısınız. Elinizden geleni yaptığınız halde bir vakit namazı kaçırdığında veya bir gün oruç tutamadığında, bu ibadetleri kaza etmesi noktasında teşvik ve yönlendirme yapabilirsiniz.
Ancak çok zorlandığı durumlarda zorlayıcı bir tavır içerisinde olmak, ilişkinizi yıpratabilir; bu duruma müsaade etmeyin. Bu süreçte kızınıza, bu ibadetlerin kendisine farz olduğunu öğretin; ancak aynı zamanda küçük olduğunu, öğrenme döneminde bulunduğunu ve beraberce bu ibadet hayatına alışacağınızı ifade edin.
Varsa ibadet hassasiyeti olan yaşıtlarıyla bir araya getirin, oruç tutmadan önce oruç tutabilecek zihin sahibi olmanın daha öncelikli olduğunu unutmayın.
Bütün Ramazan boyunca oruçlarını eksiksiz tuttuğunda onu teşvik edecek küçük bir ödül belirleyebilirsiniz. Ancak bu, kazanması ya da kaybetmesi mümkün olan bir savaş gibi değil; teşvik edici, onu mutlu eden bir hedef olmalıdır.
Çok zorlandığı durumlar olabilir. Böyle zamanlarda onu anladığınızı ifade eden cümlelerinizi eksik etmeyin. Oruç tutmasını kolaylaştıracak şekilde hayat planınızı yapmanızı da tavsiye ederiz. Örneğin gün içerisinde alışverişe çıkacaksanız ve çocuk oruçta zorlanacaksa, bu alışveriş ertelenebilir.
Çocuğunuzu zorlayan, “oruç tutmayacağım” demesine sebep olan etkenleri tespit ederek, bu durumlardan uzak şekilde Ramazan’ı geçirmeye çalışabilirsiniz. Oruç tutmak istemediğinde de neden istemediğini yumuşak bir dille sorabilirsiniz. Bu esnada anne şefkatiyle yaklaşarak olumlu sonuç alabileceğinizi unutmayın.
İbadetlerini yerine getirmediği takdirde onu hesaba çekecek olan bizler değiliz. Yavrularımızı ibadete alıştıracak zeminler hazırlamak, onlara karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek, eğitim vermek ve bu süreçte destek olmak bizim görevimizdir. Bir çocuk olarak suçlanmamalı, eleştirilmemeli; bir eksiği varsa bu durum etrafa duyurulmamalı, yaptığı güzellikler ise takdir edilmelidir. Böylece bu süreci daha sağlıklı geçirebilirsiniz.
Oruçla ilgili güzel teşviklerden biri de, kendisi gibi oruç tutan çocuklarla birlikte olmasıdır. Onun için böyle ortamlar oluşturmanız faydalı olacaktır. Bazı günler sevdiği arkadaşlarını iftara çağırmak, bazı günler sevdiği camilere götürmek, bazen sevdiği yerlerde yemek yemek gibi teşviklerle Ramazan ayını ve orucu sevdirme gayreti içerisinde olunabilir.
Evet, oruç ibadetinden sorumlu bir kul olduğunu unutmadan; aynı zamanda size emanet edilmiş bir çocuk olduğunu da bilerek bu süreci atlatmaya çalışabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Bu konuyla alakalı daha önce hazırlanmış olan fetvayı da inceleyebilirsiniz.
el-ezkar
H. B.