Dinimi yaşamama eşim engel oluyor, ne yapmalıyım?
SORU
Dinimi yaşamaya ve ayet ile hadislere uygun bir hayat sürmeye gayret ediyorum. Ancak eşim dini hassasiyetlerimi desteklemiyor. Mahremiyet konusunda beni eleştiriyor, eve gelen erkek misafirlerle mesafeli davranmama karşı çıkıyor ve tesettür konusundaki hassasiyetimi gereksiz buluyor. Akrabalarımla görüşmemi istemiyor. Çocuklarımın imanının zarar görmesinden endişe ediyorum. Dini hassasiyetlerim sebebiyle bana zaman zaman 'dersleri dinleme, hakkımı helal etmem' diyerek baskı yapıyor.
Bu durumda eşime karşı nasıl davranmalıyım? Tesettür, mahremiyet ve sıla-i rahim konusunda nasıl hareket etmeliyim? Çocuklarımın imanını koruyabilmek için nelere dikkat etmeliyim?
CEVAP
Rabbim sizlere razı olacağı ve içinde huzur bulacağınız bir yuva ihsan etsin. Bahsettiğiniz sıkıntılar bir gün tam tersine dönebilir. Rabbimiz dilediği takdirde bu, O'nun için hiç de zor değildir. Elbette bunun olması için elinizden gelen gayreti göstermeniz ve çokça dua etmenizi size tavsiye ederiz. Siz de böyle bir niyetle, bir yakarışla ve çözüm arayışıyla yola çıkmışsınız. Rabbim size umduğunuzdan daha güzel hayırlar versin diye dua ederiz.
Öncelikle konuya, bir eşin namaz kılmaması, ibadetlerini yerine getirmemesi ile Allah'a ibadeti inkar etmesi arasındaki önemli farkla başlayabiliriz. Bir eşin tembellik, inat gibi sebeplerle ibadetlerini yerine getirmemesi, Allah'a kulluk etmiyor olması evlilik açısından bir sorun olsa da nikahın sıhhati açısından bir sorun oluşturmaz. Özellikle de siz, kadın olarak eşinizin ibadetlerinden sorumlu değilsiniz. Ancak Allah'a ibadet etmenin inkar edildiği, yani küfür veya şirk denilebilecek bir durum söz konusuysa, bu nikahı da etkileyecek bir durum olabilir. Mümin bir kadın, kafir biriyle evli kalamaz.
Ancak siz, eşinizin Müslüman olduğunu; fakat İslam'ı yeterince tanımadığını, bugüne kadar sayılabilecek türlü sebeplerle Rabbine kulluk etmenin lezzetini tadamadığını ifade etmişsiniz. Belki de yeri geldiğinde sizin ibadetlerinize müdahale eden ya da dindarlığınızdan rahatsız olan bir tavır içerisinde olabilir. Ancak bunlar, size bahsedeceğimiz bazı çözüm önerileriyle düzelebileceğini umduğumuz sorunlardır. En azından şu anda aynı dini paylaşıyor olmanıza şükrederek, evliliğinize kendi açınızdan da olsa yeni bir bakış açısıyla yeni bir sayfa açmanızı tavsiye ederiz.
Elbette söylediklerimizin kolay olmadığını biliyoruz. Ancak imtihan dünyasındayız. Siz de şu an evinizi kurtarma mücadelesi veriyorsunuz. Bu, bir nevi cihattır. Nasıl ki düşmanla burun buruna gelmek kolay değilse, sizin için de bu süreç kolay olmayabilir. Ancak Rabbimizin yardımı ve güçlü bir imanla bu zorluklar, Rabbimizin katında bir mükafata dönüşecektir. Çektiğiniz her sıkıntıyı, cennette karşılığını alacağınız nimetleri hatırlayarak karşılamaya çalışın.
Size vereceğimiz ilk tavsiye, eşinizin inatlaşmamasını ve namaza karşı bir tavır geliştirmemesini sağlamak olacaktır. Siz bir kadın olarak eşinize sürekli namaz kıl şeklinde uyarılarda bulunduğunuzda, şeytan bunu bir fırsat olarak görüp eşinizi daha da namaza karşı bir pozisyona çekmeye çalışacaktır. Şeytan, onu inatlaştırmak ve kılacağı namazı da kılmayacak bir hale getirmek için fırsat bulmuş olacaktır. Özellikle imani noktada namazı dahi olmayan bir kimsenin, karısından tavsiye alması ve onun söylemlerine göre hareket etmesi çok nadir görülen bir durumdur.
Elbette buradaki kastımız, eşinizin içinde bulunduğu durumu kabullenmeniz ve bundan hiç rahatsızlık duymamanız değil. Ancak yaptığınız bütün müdahaleleri tatlı dille ve sabırla yapmayı kastediyoruz. Özellikle bir hanım olarak tatlı dilinizi kullandığınız, sabırla, yılmadan ve usanmadan hareket ettiğiniz, ara ara sanki bu konular hiç yokmuş gibi davrandığınız, ardından uygun zamanlarda yeniden bazı hatırlatmalarda bulunduğunuz, kimi zaman da üslubunuzu değiştirdiğiniz takdirde; fakat hiçbir zaman eşinizin diniyle alakalı meseleleri bir aile sorununa dönüştürmeden hareket ettiğinizde yeni bir başlangıç yapabilirsiniz.
Aynı zamanda eşinizin, yumuşak ve ara ara yapılan hatırlatmalardan dahi hoşlanmadığını sezerseniz, siz kendi dininizi yaşamaya bakın. Eşiniz için ise bolca dua edin. Bu konuda bilhassa kendisiyle tartışmaya girmeyin. Eşiniz tartışmak istese dahi konuyu dağıtmaya çalışın. Eğer İslam'ı yaşamak ve ibadet etmek gibi konularda eşinizle tartışmaya girerseniz, onu hem kendinizden hem de İslam'dan uzaklaştırabilirsiniz. Ancak sabredebilirseniz, eşiniz de zamanla sizinle aynı yöne yönelebilir.
Bir kadın olarak eşinizin hocası olamayacağınızı hatırınızda tutun. Adeta onunla birlikte cennete gitmeyi arzulayan bir eş olmayı hedefleyin. Her zaman şefkat ve merhametle yaklaşmayı deneyin. Sizin yumuşaklığınız ve ona karşı gösterdiğiniz merhamet, bir süre sonra kendisinde bir farkındalığa sebep olacaktır. Güzel ahlakınız ve sizdeki bu değişim evinizde hissedilsin.
Her ne kadar zor olsa da ibadetlerini yerine getirmeyen bir eşe sahip olmanız, ona hakkını vermekten sizi alıkoymasın. Farz olan ibadetleri yerine getirdikten sonra, nafile olan herhangi bir iş sebebiyle aile huzurunuzu kaçırmaktan uzak durarak başka çözüm yolları bulmayı deneyin.
Örnek verecek olursak, tesettürün farz olan kısmını yerine getirmenize eşiniz engel olamaz. Ancak farz olan tesettürü yerine getirdikten sonra kıyafetinizi şekillendirmek veya rengiyle ilgili müdahalelerde bulunmak gibi konularda eşinizle ortak bir noktada buluşmaya çalışın. Eşinizi, sanki dininizle savaşıyormuş gibi bir konuma getirmemeye gayret edin. Siz bu konuda onun üzerine gittikçe, o da tam tersine kendini geri çekiyor olabilir.
Eşiniz ile aranızdaki muhabbeti artırmaya çalışın. Aranızdaki muhabbet arttıkça, eşiniz üzerindeki etkiniz de artacaktır. Eşinize karşı sevginizi ve umudunuzu tüketmemeye çalışın. İkinizin de bir kalp taşıdığını hatırlayın. Sizin bu davranışlarınız karşısında, bir gün belki de sizden daha iyi kulluk eden bir Müslüman olacaktır. Bunun hayaliyle yaşayın. Bunu yaparken de en güçlü silahınızın dua olduğunu unutmayın.
Evde gergin bir hanım olmak yerine güler yüzlü, anlayışlı, merhametli ve güçlü durun. Sabah akşam evinizi dualarla muhafaza edin. Yaşadığınız sıkıntıları çocuklarınıza yansıtmayın; etraftaki insanlara da bilhassa yaymamaya gayret edin. Dünya hayatı dertsizlikten arındırılmış bir yer değildir.
Aranızdaki bu süreci biraz daha yumuşattıktan sonra bir aile danışmanından da destek almanızı tavsiye ederiz. Kimi zaman dışarıdan kimselerin sunmuş olduğu küçük önerileri, hayatın içinde biz fark edemeyebiliriz. Bu küçük çözüm yollarıyla büyük problemlerin giderilebileceğini unutmayın.
Hemen karşılık göremeyebilirsiniz. Elbette herkes yaptığı gayretin karşılığını en güzel şekilde görmek ister. Ancak bu, Rabbimizin takdiridir. Hidayet Rabbimizin elindedir ve dilediğine verir. Unutmayın, kıyamet günü Rabbimizin huzuruna dirildiğimizde yalnızca kendi sorumluluklarımızdan hesaba çekileceğiz. Yeterince sabrettik mi, elimizden geleni yaptık mı ve bize yakışan, Rabbimizin bizden beklediği şekilde görevlerimizi yerine getirdik mi? Bizim için önemli olan budur. Sonrasını Allah'a havale ederiz. Sıla-i rahim konusunda farz olan kadarıyla eşinizle ortak bir zeminde buluşmaya çalışarak ziyaretlerinizi yapın. Ama bu süreci geçici kabul edip onu razı ederek yapmaya çalıştığınızı eşinize hissettirin. Farz olmayan ziyaretler konusunda da eşinizi dinlemeye çalışın. Eşiniz sılai rahim sorumluluğu olan akrabalarınızla görüşmenize yüzde yüz engel olamaz. Siz örfe göre hareket edebilirsiniz. Ancak anne babanıza sorumluluğunuzu yerine getirdikten sonra aile huzurunuzu öncelemeyi size tavsiye ederiz. Genel probleminiz çözüldüğü taktirde bu sorunda yavaş yavaş ortadan kalkacaktır.
Siz evinizde saliha bir hanım, evlatlarınızın eğitimi için kendi açısından elinden geleni yapan ve en güzeli de yaşayışıyla, ahlakıyla evlatlarına örnek olan bir anne olarak durduğunuz takdirde, Rabbimizin rızasına uygun bir iş yapmış olursunuz.
Ek olarak her ne kadar sorunlar yaşasanız da evlatlarınızın yanında bu olumsuzluklardan bahsetmemeye çalışın. Babalarına olan sevgilerini azaltacak veya onlardan uzaklaşmalarına vesile olacak şekilde konuşmamaya gayret edin. Mümkün olduğunca onların babalarından nefret etmelerine sebep olan kişi siz olmayın. Onlar büyüdüklerinde babalarına karşı Rabbimizin emirlerini yerine getirmekte zorlandıklarında, bu hale gelmelerine vesile olacak bir konumda bulunmayın.
Çocukların taraf olmasını beklemeyin. Unutmayın ki onlar da anne baba imtihanı yaşamaktadırlar. Belki onlardan destek görmek sizi bir miktar rahatlatabilir. Ancak bu durum onların imtihanını zorlaştırabilir. Bu konuda zorlandığınız takdirde siz de uzman desteği alabilirsiniz.
Rabbim sizlere sabırlar yağdırsın, isabetli davranmayı kolaylaştırsın. Eşinizin kalbine yumuşaklık, yuvanıza ise huzur ihsan etsin.
