Yazılı Fetva
İhlaslı olup olmadığımı nasıl anlayabilirim?
1237
02.06.2026
Kendimiz veya bir başkasında ihlas varsa bunun göstergeleri nelerdir? İhlasın varlığının tabii gerekleri nasıl ölçülebilir?
İhlasın yeri kalptir. Müminin kalbinde ihlas varsa organları o ihlası dışarı yansıtır. Biz bu yansımayı şöyle izleyebiliriz:
-
Tevhid pratiği vardır ve şirkin her türlüsünden korunulmuştur. Açık ve gizli putlar müminin hayatında etkin değildir. Şahıslar belli bir noktayı onun kimliğinde aşamaz. Bu şahısların diri veya ölü olması fark etmez. Müminin kalbi Allah sevgisi ve yaygısı ile doludur. Bu sevgi ve saygının bir sınırla sınırlandırılması da mümkün değildir. Sonra peygamber aleyhisselam gelir. Yalnız o da büyük bir sevgi ve saygı ile yerini aldığı halde Allah tealanın makamına yakın tutulmaz. Ondan sonra da ümmetin diğer büyükleri gelir ama hepsi bir kul ve insan olarak görülür. Hiçbirine uluhiyet anlamına gelebilecek bir yer verilmez.
-
Az veya çok riyadan uzak durulmuştur. Allah için yapılan bir işi kullara sunar gibi düşünmek anlamındaki riya içten içe ibadetleri bitiren bir kanser gibidir. Allah için yapılan işe ne kadar riya karıştırılırsa o kadar değeri düşmüş demektir.
-
Yapılan ibadetlerle dünyalık beklentisi içinde olmamak gerekmektedir. İbadetin karşılığı cennettir ve Allah'ın rızasıdır. Mal, liderlik, şöhret ve benzeri dünyalık ibadet üzerinden elde edilmeye çalışıldığında ihlas kaybolur.
-
Kul ibadet yaparken nefsini tatmin etme yani bedensel zevklerini ibadet üzerinden tatmin etme yoluna gitmemelidir. Örnek olarak müzik ve türevleri üzerinden ibadet yapıp aslında müzik zevki alırken ibadet yapma heyecanı yaşanması bunun basit bir örneğidir. İbadet aynı zamanda birilerine veya bağlı olunan gruba/cemaate destek maksadı ile de yapılmamalıdır. Vereceği sadakayı sadece kendi bağlı olduğu grubu üzerinden veren, aksini düşünemeyen biri için bu örnek anlaşılabilir.
-
İbadetleri yapmadığı kadar göstermek de ihlastan uzak kalmaktır. Böyle bir şey kulun kendisini kandırması ve ahiretini tehlikeye sürmesidir. Esasen kulun kabul olunup olunmadığı bile belli olmayan ibadetler üzerinden zevklenmesi hatadır. Nerede kaldı ki o ibadet üzerinden kutlama, tebrikleşme yapabilsin.
-
İhlasın bulunduğu yerde zühd vardır. Zühd, elde etme imkânı bulunduğu halde dünya nimetlerinin ihtiyaç fazlasına tenezzül etmemektir.
-
Ve ihlas ile beraber en çok göze çarpması gereken hususlardan birisi kulluk adına yapılan işlerde, ibadetlerde sabır göstermektir. Şeytanın ve çevrenin ürkütmelerine karşı etkilenmeden ibadete devam edebilmek ancak ihlasın bir sonucu olarak elde edilebilir. Dünyevi fırsatlar karşılığında ibadetlere ve salih amellere ara vermemek ihlasın sonucudur. Zira Allah'ın rızasını uman o rıza uğruna her şeye katlanır/katlanmalıdır ki beklentisinde samimi olduğunu ispat etmiş olsun. Ebediye karşı faniyi tercih etmek ise kişinin kendisi ile çelişkiye düşmesidir. Aksi yanı faniyi verip baki olanı almak ise aklın gereğidir.
BENZER FETVALAR
