İslam'ı yaşama gayretimden çevrem beni yalnız bırakıyor, ne yapmalıyım?
SORU
17 yaşında bir hanım kardeşiniz olarak sizlere yazıyorum. Son birkaç yıldır Rabbimi ve dinimi daha yakından tanımaya, namazlarımı düzenli kılmaya ve tesettürüme dikkat etmeye gayret ediyorum. Elhamdülillah Rabbim beni birçok hatadan korudu ve doğru yola yöneltti.
Ancak ailem dinî hassasiyetleri olan bir aile değil. Özellikle babam başta olmak üzere, İslami ilimlere yönelmemden, dinî eserler okumamdan, tesettürüme dikkat etmemden ve medreseye gitme isteğimden rahatsız oluyorlar. Son zamanlarda bu durum yalnızca dini meselelerle sınırlı kalmayıp günlük hayatımıza da yansımaya başladı ve aile içindeki huzursuzluk beni oldukça yormaya başladı.
Onların aslında bilmedikleri için böyle davrandıklarını düşünüyorum ve elimden geldiğince sabretmeye çalışıyorum. Ailem için dua ediyor, onların da dinimizi daha güzel yaşamalarını arzu ediyorum. Fakat bazen kendimi çok yalnız hissediyorum. Çevremde beni anlayacak, derdimi paylaşabileceğim kimselerin az olması da bu duyguyu artırıyor.
Bu süreçte nasıl bir yol izlemem gerektiği konusunda tavsiyelerinize ve dualarınıza talibim.
Rabbim sizlerden razı olsun.
CEVAP
Rabbinizle olan beraberliğinizi çok güzel ifade etmişsiniz. İmandan tat almış olmanız, sizi bütün bu zorluklara rağmen güçlü ve dimdik tutmuş. Bunun kolay olmadığı, sizin de bu durumda zorlandığınız açık, bu durum kimse için de kolay olmayacaktır. Elhamdülillah, içinde bulunduğunuz şartlara rağmen hakikatin farkına varmışsınız. Rabbimizden sizleri en doğru yola ulaştırmasını ve ayaklarınızı sabit kılmasını niyaz ederiz. Allah yardımcınız olsun.
Sizin de ifade ettiğiniz gibi, İbrahim olmak kimi zaman tek başına kalmayı bilmek, yalnızlığının arkasında Rabbi ile beraber olduğunu hissetmektir.
Elbette kolay bir imtihan içerisinde değilsiniz.
Ancak unutmamalıyız ki Rabbimiz hiçbir zaman bizlere kaldırabileceğimizden daha büyük bir sorumluluk yüklemeyecektir.
Buranın dünya olduğunu, bütün güzellikleri burada bulamayacağımızı bilmeliyiz. İnsan her zaman ailesinin de kendisi gibi düşünmesini, Allah'a kullukta beraber yol alabilmeyi, cennete beraber koşabilmeyi temenni eder, hepimizin isteği budur. Ancak bu her zaman mümkün olmayabilir. Yine de engellerle karşılaşmak yerine destek görebilmek temennimizdir.
Siz şu an bunların ikisine de sahip olamamış olabilirsiniz. Mahrum kaldığınız her nimetin karşılığının Allah'ın izniyle cennette olacağını hep hatırınızda tutun.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de en sevdiği amcası tarafından kimi zaman anlaşılamamıştı. Amcasının iman etmesini istediğinde, arzu ettiği cevabı kendisinden hiçbir zaman duyamadı. Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme nasip olmamış bu güzellik, bize de nasip olmayabilir. Ancak bize düşen, bu konuda ümidimizi kaybetmemek ve Rabbimizden dua ile yardım istemektir.
Sizin de dediğiniz gibi, aileniz aslında sizin idrak ettiğiniz meseleleri bilmiyor. Bu sebeple ailenize karşı hüsnüzanla yaklaşmanızı ve onların sizin örnek ahlakınıza ve duanıza ne kadar muhtaç olduklarını düşünmenizi tavsiye ederiz.
Özellikle sizin gibi genç bir kızın ailesine bu konuda söz geçirebilmesi mümkün olmayabilir. Siz hakikati dile getiriyor olsanız da anne babanızın bunu kabul etmesi, istisnalar hariç, çoğu zaman kolay değildir. Ancak sizin de yapabileceğiniz çok şey vardır:
Kendi kulluğunuza ve ahlakınıza yatırım yapmak, aileniz için en büyük örnekliktir. Onlara sürekli bir şeyler anlatmaya çalışmaktansa; hâlinizle, davranışlarınızla, onların hakkını yerine getirme noktasındaki hassasiyetinizle ve gördüğünüz olumsuz muamelelere rağmen üzerinize düşeni en güzel şekilde yapmanızla, müminin nasıl olması gerektiğini göstermiş olursunuz. Allah'ın izniyle bu da sizin görevinizi yerine getirdiğiniz anlamına gelir.
İmtihanlar gelip geçicidir. Bugün size hidayeti nasip eden Rabbimiz, ailenize daha güzelini de nasip edebilir. Bu ümidi asla kaybetmeyiniz.
Evinizde tebessümü ve yumuşak davranmayı elden bırakmayınız. Onlar belki asileşmenizi beklerken, siz güzel davranışlarınızla onları şaşırtın.
Onlara karşı yaptığınız hizmetleri ve itaati bir ibadet olarak görün ve karşılığını yalnızca Allah'tan bekleyin.
Onlar size karşı sorumluluklarını yerine getirmese dahi, siz anne ve babanıza karşı vazifelerinizi eksiksiz yerine getirmeye çalışın.
Sabrınızın zorlanacağı anlar muhakkak olacaktır. Böyle zamanlarda onların davranışlarından değil, yalnızca kendi davranışlarınızdan hesaba çekileceğinizi hatırlayın. Bugün sabrettiğiniz konularda Allah'ın hakkınızı muhafaza edeceğini ve o güne kadar sabretmeniz gerektiğini düşünmeye çalışın.
Bunalmış hissettiğinizde, sizi rahatlatacak meşguliyetler bulun.
Gündeminiz daima ailenizle yaşadığınız sıkıntılar olmamalıdır. Tartışmaların ya da hoşunuza gitmeyecek konuların konuşulmasına fırsat vermemeye çalışın.
Eğer aileniz İslam ile ilgili konularda konuşmaktan hoşlanmıyor ve bu konular açıldığında tartışma ortamı oluşuyorsa, mümkün olduğunca bu konuları konuşmaktan geri durun. Sizin farz olan ibadetlerinizi yerine getirmenize engel olmadıkları müddetçe, onlardan daha fazlasını beklemeyin.
Siz kendinize farklı meşguliyetler buldukça, onlara yüklenmedikçe, tartışmaya girmedikçe ve görevlerinizi en güzel şekilde yerine getirdikçe, Allah'ın izniyle onların kalplerinde de bir yumuşaklığa vesile olabilirsiniz.
Siz her gün muhakkak Rabbinize sığınmayı ihmal etmeyin. Her gün bu konu için ayırdığınız bir dua vaktiniz olsun.
Rabbim yardımcınız olsun.
FETVA ETİKETLERİ
ailemiz islami yaşantımıza engelse islami yaşantımıza engel aile islamı yaşamak islamı yaşamayan anne baba
BENZER FETVALAR
Fetva
Yalnız Yaşama İsteği
Fetva
İslami Yaşama Dair Bazı Sorular
Fetva
‘Ailem ve çevrem İslam’ı yaşamada çocuklarıma kötü örnek oluyor’
Fetva
İki Çocuğum Oldu, Çevrem Adeta Beni Suçluyor, Ne Yapmalıyım?
Fetva
Ailem/çevrem tesettüre girmemden ve evlenmemden rahatsız, ne yapmalıyım?
Fetva
