Yazılı Fetva

Memurluk için yemin etmenin hükmü nedir?

10582
30.09.2011

 

Değerli hocam, benim sorum memurlukla alakalı olacak. Devlet memurluğuna atandığımızda, ilk senenin sonunda “asalet tasdiki” adı altında bir yemin ettiriliyor. (Bazen yüksek sesle ve amirlerin huzurunda, bazen de yazılı bir metne imza attırılarak.) Metni aşağıya yazıyorum:

“Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, Atatürk İnkılâp ve İlkelerine, Anayasada ifadesi bulunan Türk Milliyetçiliğine sadakatle bağlı kalacağıma; Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını milletin hizmetinde olarak tarafsızlık ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma; Türk milletinin millî, ahlâkî, insanî, manevî ve kültürel değerlerini benimseyip koruyup bunları geliştirmek için çalışacağıma; insan haklarına ve Anayasanın temel ilkelerine dayanan millî, demokratik, laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarımı bilerek bunları davranış hâline getireceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.”

Hocam, burada İslam’a uygun olmadığını düşündüğüm birçok ifade var. Ayrıca sizin de bildiğiniz değerli bir âlimimizin (ismi mevzu bahis olmaması için zikretmiyorum) elfâz-ı küfür hakkındaki görüşü; bunların ancak ölüm tehdidi veya bir uzvun kesilmesi gibi zaruret hâllerinde söylenebileceği yönündedir.

Ben bu işi kabul etmezsem aç kalacak durumda değilim. Daha zor şartlarda ve asgari ücretle de olsa çalışabileceğim işler bulabilirim. Aynı zamanda “devlete girip sistemi içeriden fethetmek” gibi ütopik düşüncelere de sahip değilim. Yanlış anlaşılmasın diye bunu özellikle belirtmek istedim.

Şöyle düşünüyorum: Çalıştım, mühendis oldum. Özel sektörde çalışma imkânı hem çok düşük hem de gittikçe zorlaşıyor. Bir tarafta dışarıda asgari ücretle çalışmak; diğer tarafta ise devlet memuru olup daha rahat geçinmek, evlat yetiştirme ve kendini geliştirme açısından daha fazla zamana sahip olmak, aynı zamanda daha fazla İslami çalışmalarda bulunabilmek var. Bu iki tercih arasında kaldım.

Fakat bu yemin metni içimi kemiriyor. Hamdolsun, taş altında ezilmedik, zindanlarda çürümedik; Rabbimiz bizi büyük imtihanlardan korudu. Şimdi durup dururken onların bu inanç(sızlık)larını mı kabul etmiş olacağım diye düşünüyorum. Ama işin içinden de çıkamıyorum.

Bu metindeki veya değişik yerlerdeki yeminlerin Şeriat'ımızdaki YEMİN olmadığını düşünüyorum. Sadece isim benzeşmesi var. Müslüman basiret sahibidir; olayları ve sorumluluklarını tek gözle ve kısır bir döngüde ele almamaya gayret eder. Memurluk veya başka bir işi geniş bir daire içinde düşünüp artılarını eksilerini toplayarak vereceği kararında imanını bir kenara bırakmadı ise inşallah hata etmiş olmaz.

el-ezkar
Nureddin Yıldız