Üniversite ortamında tesettür ve kadın erkek karışık mekanlarda bulunmak

SORU
Üniversite öğrencisiyim ve çarşaflıyım. Arkadaşlarımın kafe ve restoran gibi karma ortam davetlerine, ortamın uygun olmaması ve yüzümü açmak zorunda kalmam sebebiyle katılmakta tereddüt ediyorum. Bir yandan hassasiyetlerimi korumak isterken, diğer yandan arkadaşlarımdan uzaklaşmak veya onlarda yanlış bir izlenim bırakmak istemiyorum. Ayrıca üniversitede farklı düşüncedeki insanlarla ilişki kurarken davamızdan taviz verip vermediğim ya da gereğinden fazla katı davranıp davranmadığım konusunda da kararsızlık yaşıyorum. Bu konularda nasıl bir yol izlemem gerektiği hususunda tavsiyenizi rica ediyorum.
CEVAP
Müminler olarak salih bir çevre bulmak ve o çevreyle beraber yaşamak bir zorunluluktur. Hiçbir zaman insanlardan sıyrılmış bir şekilde yaşamayı Rabbimiz bizlere emretmemiştir. Elbette insanlarla beraber bulunmak, onların içinde bulunduğu her türlü duruma ayak uydurmak anlamına gelmez. Ancak insanlardan tamamen sıyrıldığımız, bir araya gelebileceğimiz ortak zeminler oluşturmadığımız zaman tek başımıza kalmış oluruz. Rabbimiz de bizden tek başımıza bir İslam yaşamayı değil; beraber olmayı, iyiliği emretmeyi, kötülükten sakındırmayı ve etrafımızdaki insanlara örnek olmayı emretmiştir.
Bunu yapmak elbette kolay olmayacak. Her zaman bulunduğumuz ortama uyum sağlamak, insanlar ne yapıyorsa onu yapmak doğru olmadığı gibi; hiçbir zaman onlarla ortak bir zeminde buluşmak adına gayret göstermemek de yanlıştır. İkisinin ortasında dengeli bir yol bulmak gerekir. Ne hiçbir yere gitmeyen, hiçbir buluşmaya katılmayan, hiçbir şeyi kabul etmeyen bir profil oluşturmak ne de her şeye uyum sağlayan, her denileni yapan, kendi prensiplerini sürekli esneten bir görüntü sergilemek doğrudur.
Tehlikeler olsa da kalabalıklar arasında Müslümanlarla beraber yaşamaya mecbur olduğumuzu bilmemiz gerekir.
Örneğin muhakkak taviz verilemez çizgileriniz olmalıdır. Açık haramlardan yahut ilerleyen zamanda akıbetinizi tehlikeye sokabilecek davranışlardan ve ortamlardan uzak durmak gibi. Bununla birlikte kimi zaman esnetmeye müsait bazı ilkeleriniz de olabilir. Onlarla buluşacağınız ortamları sizin belirlemeniz, gidilmesi uygun olan ortamlarda programlar organize etmeniz gibi alternatifler üreterek arkadaşlarınızla ilişkinizi belli bir zeminde ve seviyede tutmaya devam etmelisiniz.
Aksi halde her şeye hayır diyen, herhangi bir şekilde orta yol bulma gayreti göstermeyen biri olarak bir süre sonra arkadaş çevrenizden sıyrılır; hem tek başınıza kalır hem de davet etme ve örnek olma ihtimaliniz bulunan insanlardan uzaklaşmış olursunuz.
Bunu yaparken olağanüstü bir dikkatle ve bahsettiğimiz kırmızı çizgileri aşmadan alternatifler arama yolunu tutmanızı tavsiye ederiz. Bulunduğumuz ortama göre şekil almak yerine bulunduğumuz ortamı şekillendirmeye çalışmalı, alternatifler üretmeli, sevilen ve değer gören biri olmalı; Müslümanlar arasında örnek duruşumuzu kaybetmemeliyiz. Elbette ki her zaman her mekanda olamayacağız, her davete iştirak edemeyeceğiz. Ancak bunun mümkün olduğu durumları da tespit etmeli ve muhakkak bulunmalıyız.
Bir restorana gitmekle ilgili sorunuz hakkında daha önce cevaplanmış bir fetvayı da link olarak bırakıyoruz. İnceleyebilirsiniz:
Diğer sorunuza gelecek olursak;
Etrafımızda İslam'dan uzak yaşantısı olan kişilere karşı tavrımızı birkaç aşamada değerlendirebiliriz. İslam'ı yaşamaktan uzak olan insanlara karşı herhangi bir düşmanlık ya da kavgacı bir yaklaşım elbette doğru değildir. Bunları büyük haramlar işleyenler ve İslam'a düşmanlık yapanlar olarak ikiye ayırabiliriz.
İnsanlığın tamamına hakkı hatırlatmakla görevli olduğumuzu unutmamalıyız. Ancak sözümüzle ya da tavrımızla fayda sağlayamadığımız insanlarla aramıza mesafe koymak zorundayız. Mesafeli ve seviyeli bir ilişki içerisinde olabiliriz. Özellikle de İslam'a düşmanlık yapan insanlarla sınırlı bir ilişki kurmak mümkün olmadığı takdirde onlarla bütün bağlarımızı keseriz.
Günah işleyen insanlara muamelemizde bizi yanlışa götürecek hale geldiğinde o nokta artık müsamahanın bittiği noktadır. Ondan önce ise bu noktaya gelmemek adına çabalamak gerekir.
Bunun haricinde elbette ki Allah'ın dinine düşmanlık yapanlara karşı sempati beslemek Müslümanca bir tavır değildir. Sözümüzle ya da fiillerimizle etki edemediğimiz kimselerle ancak belirli sınırlarla ilişkimizi devam ettirebiliriz. Fakat onlarla yakınlık kurmak, dost olarak bilinmek Müslümana yakışan bir iş değildir. Bununla birlikte apaçık bir düşmanlık sergilemenin de bir manası yoktur. İnsani ilişki düzeyinde kalmak, günaha bulaşma tehlikesi ortaya çıktığında uzak durmak temel prensibimiz olmalıdır. Aynı zamanda dinimize düşmanca tavırlar sergileyenlerle de elbette aramızda herhangi bir ilişki olmasına gerek yoktur.
Allah yardımcınız olsun.
FETVAYI CEVAPLAYAN
H. B.
Hadislerle Kadın (2 Cilt Takım) - İşretü'n-Nisâ