Mektuplar

Çocuğunu ibadete nasıl alıştıracağını soran anne babaya

50
29.03.2026

Kızım, on yaşını yeni bitirdi. Regl oldu. Aybaşı oluyor. Artık ibadetleri yapması gerektiğini söylüyoruz. Biraz da baskı yapıyoruz. Bir yapıyor beş yapmıyor. Mırıldanmaya başladı. "Ben çocuğum, beni neden zorluyorsunuz" diyor. Çocuğumun ibadet düşmanı olmasından çok korkuyorum. Bir anne olarak bana bu zor işimde ne tavsiye edersiniz? Orucu ve namazı erteleyebilir miyim?

Allah Teâlâ yavrunuza bereketli ve afiyet içinde yaşayacağı mü'min hayatlar nasip etsin. Sizi de bu ümmet için bir fidan dikmenin mutluluğuna erdirsin. Âmin.

Önce şunu söylemeliyim size:

Annelik babalık zordur. Çünkü karşılığı cennettir.

Kız çocuğunun annesi babası olmak ise daha zordur.

Çocukların ergenlik dönemini başarıyla geçirmek ise tırmanılan bir dağ gibidir.

Erken veya geç ergen olan bir çocuğu yetiştirmek ise ancak Allah’ın yardımı ile başarılabilecek bir iştir. Allah size yardım etsin.

Ama asla yapılamaz bir iş de değildir. Sizden önce milyonlarca anne ve baba bunu başardı, siz de başarırsınız biiznillah. Sakın bittim tükendim havalarına sokmasın sizi şeytan. Asıl düşmanınız çocuğunuz değil şeytandır.

Size şu tavsiyelerde bulunacağım. Biiznillah bunları tatbik ederek de sonunda mutlu olacaksınız ve bana dualar edeceksiniz diye umarım: 

a- Çocuğunuzu bir doktora götürerek gördüğü kanın ay başı kanı olup olmadığını uzmanından öğrenin. Aybaşı kanı ise zaten öyle görmüştünüz. Değilse sizin bu süreç için bir ön hazırlık gibi olur.

b- Yalnız yola çıkmayın sakın. Tek başınıza başaramazsınız. Allah için çocuk yetiştireceğinize göre Allah ile yola çıkan. ‘Bismillah’ demenizin anlamı budur. İçinizden ve duanızda sürekli şunu söyleyin: ‘Allah’ım, ben senin için bir çocuk yetiştirmek istiyorum. Bana yardım et, beni yalnız koma.’ Siz bu niyet ve pratiğinizde samimi olduğunuz sürece göreceksiniz zorlukları aşacaksınız ve yorulmayacaksınız.

c- Çocuğunuz, ilk ay başı olduğu günden itibaren dinen mükellefiyeti olan biri olmuştur. Artık o bir hanımefendidir. Evet, mini ama hanımefendidir. Onu öyle görün. Konuşurken bu bakışla bakarak konuşun. Tavırlarını değerlendirirken böyle değerlendirin: Mini bir hanımefendi.

d- Çocuk namaz, oruç gibi ibadetleri yapmak zorundadır artık. Yapmadığı her ibadetten sorumludur. Ama yapmadığı ibadetlerin kazası vardır. Yarın veya sonraki bir gün onları kaza edebilir. Eğer aklı dine karşı gel git yaşar ve sonuç olarak dinine soğur, annesi babası olarak size tavır içinde olursa bu gerginlikten oluşabilecek olumsuzluğun ileride kaza edilerek telafi edilebileceği bir zaman dilimi yaşamayacaksınız. Bunun için farz ibadetleri ertelemesine aşağıda belirteceğim yöntemlerle sessiz kalın ama çocuğun dinden ve sizden soğumasına sakın sebep olmayın. Namaz kılmıyor olsa bile siz onun gözünde bulunmaz bir anne, babası bulunmaz bir baba olarak kalmalıdır. Çünkü siz onun dinine sahip çıkacağı ve ibadet edebileceği ortamı temin edebilecek yegâne fırsatsınız. Sizin bu açıdan alternatifiniz yoktur. Harika bir anne, hatırı kırılamaz bir baba olmayı becereceksiniz. Sizin ilk ödeviniz budur.

e- Hiçbir şekilde ‘oruca gerek yokmuş’ türünden sözler söyleyemezsiniz. Bu ve benzeri sözlerin şakası bile olmaz. Ama bir süreliğine namazı ve orucu şimdi gerekmiyormuş gibi yapabilirsiniz. İbadet konularını açmayarak, o açınca da gündemi uzatmayarak, kınamayarak, tehdit etmeyerek, sanki evinizde bir birey dinden çıkıyormuş gibi yapmayarak bunu başarabilirsiniz. Bu arada da sürekli ne zaman ibadet edeceğine dair araştırmalarınızı yapmaya devam edersiniz ama onun gündemine girmeden ve onu tehdit etmeden yapacaksınız bunları. Onunla bu konuları konuşmanız bu planlamada yasak!

f- Yavrumuzun içine kapanmış, odasından çıkmaz, kimseye görünmez biri olmasını istemeyiz hatta tehlikeli buluruz. Bunun karşılığında arkadaşlarının onu ifsat etmesini, kınamasını da ağır bir tehlike olarak görürüz. Bu iki uç noktayı kontrol edeceksiniz. Arkadaşlarını, onlarla neler konuştuğunu muhakkak takip edin.

Size faydası olmayacağı belli olan akraba ve komşularla çocuğun bu durumunu konuşmayın. Gereksiz yere çocuğa sorgulayıcı bakan gözlerin sayısını artırmış olursunuz ve size dönük bir faydaları da olmaz.

g- Yavrumuzun vaktinin dolu dolu geçmesine dikkat edin. Boş vakit buldukça şeytan onu yaptığı iş üzerinden perişan edebilir. Ona hoşlanacağı işler, ödevler verin. Ailede önemli bir boşluğu doldurduğuna ikna edin onu. Bütün bunlar sözle değil uygulama ile olsun.

h- Namaz ve oruç gibi ibadetler ona ağır geldiği için ihmal etmesini kabullenirken başka dini emirleri yapmasına yol aralayalım. Mesela Kur'an öğrenmesini isteyelim. İhmal ettikleri ile de bunun bağlantısını kurmayalım. Böylece bazı ibadetleri yapamazken dinle bağı yavaş yavaş güçlenmiş olur.

Çocuğu güzel işler yaptığında, bir işi becerdiğinde övün, takdir edin, onunla gurur duyduğunuzu söyleyin. Bu onu size yanaştıracak ve harika anne babalığınızı teyit edecektir.

i- Yavrumuzun bu tepkisi ihtimal içindeki bir psikolojik gerginlikten kaynaklanmış olabilir. Yani biz onu oruç tutmakta zorlanıyor zannederken yaşamakla ilgili sıkıntıları da bulunmuş olabilir. Böyle bir şey hissettiğinizde bilimsel destek almayı, uzmana gitmeyi ihmal etmeyin. Sakın, ‘hem ibadet yok hem…’ gibi yakıştırmalardan kaçının. Kırk kere düşse de o, sizin çocuğunuz ve imtihanınızdır. İteleyerek, öteleyerek bir şey elde edemezsiniz.

j- Çocuk yalan, küfür, çalma gibi yeni bir problem üretmeye kalktığında yardım almakta gecikmeyin.

k- Çocuğa iyi bir abla, abla grubu veya bu ya da benzeri bir sorun yaşamayanlardan oluşan arkadaş ortamı bulabilirseniz işinizi kolaylaştırmış olursunuz. Şu kadar ki, o bulduğunuz ablayı veya grubu da ayrıca izlemeniz lazımdır. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmamalısınız.

l- Sizin en güçlü iki silahınız sabır ve duadır. Bu hayata gözünüzü yummadan imtihanın bitmeyeceğini kavrayın. Sabredin ve kazanın. Sürekli ve yoğun dualarla kendinizi ayakta tutun.

m- Eğer bir gün maazallah, anne ve baba olarak aranızda tartışmaya başlarsanız o gün iyi bilin ki şeytan kazanmıştır, siz kaybetmişsinizdir. O gün çocuk elinizden çıkar. Birbirinizle tartışmayın. Anlaşamadığınız konuları üçüncü bir kişiye bir bilene danışın. Her şeyi bilmeniz şart eğil ama öğrenmeniz şarttır.

Allah Teâlâ’dan sizi korumasını ve rızasına uygun çocuk yetiştirmede muvaffak kılmasını dilerim. Sizin için dualar ederim, sizden de dualar beklerim.

Nureddin Yıldız