Uzlet nedir?

Hocam sizin tavsiyeniz üzerine arkadaşlarla İHYA okumaları yaptık. İlk seçtiğimiz konu UZLET konusu oldu. Şaşırdık doğrusu; Gazali mi uzayda biz mi uzaylıyız, anlayamadık. Biraz da kendimizden bu kadar geri kalmış kültürümüz için utandık. Hocam siz bize bu uzlet konusunu yani toplumdan kopup yalnız yaşama konusunu nasıl özetleyebilirsiniz? Allah sizden razı olsun.

Haklısınız, İmam Gazali ile aramızdaki vadilerin mesafesi çok büyüdü. Gitgide de büyümeye devam ediyor. Rabbim yardımcımız olsun. Okuduğunuz konu insan yetişmesi açısından ele alındığında çok önemli konulardan biridir. Sosyalleşmenin bir din gibi algılandığı zamanımızın insanı için garip bir konudur elbette. UZLET, en yakınların dahil insanlardan uzak bir yaşama tarzı belirlemenin adıdır. Bu uzaklık bir dağ başına çekilme şeklinde de olabilir, tek tük buluşmalar düzeyinde de kalabilir. Bunu tercih eden insanlar olmuştur. Bunun aksi İHTİLAT/sosyal hayatta kalma olarak bilinir.
 
Mü’min bu iki yaşam tarzının hangisini tercih etmelidir sorusu Gazali gibi işin ehli olanlarda çok uzundur. Kısaca şöyle bir derleme yapabiliriz:
 
1- “Dinimiz uzlet dinidir” diyemeyiz. Din o değildir, dinde uzlet de vardır. Aynı şekilde “dinimiz ihtilat dinidir yani toplumun içinde kalma dinidir” de diyemeyiz, dinimizde o da vardır deriz. Bunun ikisi arasındaki çizgi şudur: Kimi zaman uzlet yani kendini evine kapatma zamanı olur kimi zaman da meydanlara çıkma zamanı olur. Kimi mü’min için uzlet dini ve ahireti açısından daha yararlı olur kimi için de aksi daha yararlı olur. Bir boşluğu mü’minler adına dolduran için uzlet yanlış olur, başka bir mü’min için fazilet olur. Bu esnek karar, kişiye ve zamana göre değişebilir.
 
2- İbadet yapmada geri kalan, dua etmeye bir türlü vakit ve fırsat bulamayan, riyadan kendisini sıyıramayan, gıybetten ve benzeri bulaşıklardan kendini kurtaramayan için farklı kademe ve uygulama türleri ile uzlet bir nimete dönüşür. Dini eğitim, insanları ikaz gibi vazifeler üzerine farz duruma gelmiş biri için de uzlet kaçış olur, sorumluluk getirir. Fitnelerden korunmayı beceremeyen için uzlet bir rahmettir.
 
3- Öğretme kabiliyeti olan ve kendisine muhtaç olunan bir mü’min ise uzlete çekilemez. Toplumun iyi örnek görmesi bakımından “tek tük örnek” durumuna düşmüş olan da kaçamaz. İnsanların içine karıştığında meşakkat çekecek ama kendisi erimeyecek biri için ihtilat uzletten evladır.
 
4- Allah’ın sorumluluğunu omuzlarına yüklediği ailesi ve çocuklarının ne olacağını hesaplamadan hiç kimse uzletin adını bile anamaz. Uzletin hükmü bile belli değilken “aile sorumluluğu” Kur’an âyeti ile sabit bir farizedir. Sorumluluktan kaçmakla Allah’ın rızası bulunamaz.
 
5- Uzleti de ihtilatı da bir bütün olarak görmek yerine kademeli ve nispi olarak görebiliriz. Mesela haftada iki gün uzlet olabilir. Şehre inmeme olabilir. Düğünlere katılmama olabilir. Karma ortamlara gitmeme olabilir. Eve girip çıkacak misafirleri seçme durumu olabilir. Herkese göre özel bir ayarlamanın yapılabileceği bir alan olduğunun düşünülmesi daha isabetli olacaktır.
Anlaşılıyor ki meseleye yalın bir kavram olarak değil de kişilerin özel ihtiyacı olarak bakmak gerekir. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.