Yazılı Fetva

Türkiye'deki bazı cemaatlerin Hanefî taassubu hk.

1882
17.02.2022

Hocam son zamanlarda bilhassa Karadeniz medreselerinden ve Karadenizli hocalardan çıkan bir Hanefi taassubu var.

Bu taassubu bazen gözümüzle görüyoruz, bazen kulağımızla işitiyoruz ve artık Ebu Hanife sahabeden üstün tutuluyor. Ebu Hanife herhangi bir konuda doğru da içtihat etse yanlış da içtihat etse (ki bunu söyleyenler asla yanlış içtihadı olamayacağını düşünür) onun görüşünü kabul ederler. Diğer mezheplerin görüşü delilleriyle daha kuvvetli ve isabetli olsa da Ebu Hanife’nin görüşüne “Ehlisünnetin görüşü budur.” deyip diğer mezhepleri yok sayarlar.

Medreselerine doğudan gelen Kürt/Şafii insanları baskıyla Hanefiliğe zorlarlar.

Bir arkadaşım, kendi aralarında kılınan namazda Şafii biri imamlık yaptı diye “Şafiiler Hanefilere imamlık yapamaz.” dediklerine şahit olmuş.

Cemaat ismi vermek istemiyorum siz de tahmin edebiliyorsunuz hangi Karadeniz kökenli cemaatlerden çıktığını. Bu coğrafyanın insanının milliyetçi olduğunu hepimiz biliyoruz maalesef bu durum dine de yansımış durumda. Bir tarafın baskısı diğer tarafı maalesef Ebu Hanife’yi ya çok üstün tutmalarına ya da tamamen reddetmelerine doğru itiyor.

Biliyorum siz de Karadenizlisiniz ama çok şükür ki diğerleri gibi değilsiniz. Bu durum hemşehrilerinizi size şikâyet gibi duruyor ama niyetim o değil. Sizin sözünüzü dinleyen on binlerce genç var bunu düşünerek yazdım size. Maalesef sosyal medyada önce Ebu Hanife taassubu ardından Zahid el Kevserî, İbni Hacer, İmam Ahmet’in oğlu, bazı selef uleması ve Enes bin Malik hakkındaki sözleri ile başlayan tartışmalar Müslüman gençleri birbirlerine saldıracak boyuta getirdi. Artık iş Ebu Hanife’yi sahabenin önüne geçirme veya Ebu Hanife düşmanlığı, İmam Kevserî taassubu veya İmam Kevserî düşmanlığı, Hanefi-Hanbeli, Karadenizli-Doğulu çatışmasına dönmüş durumda.

Keşke her iki taraf da sizin ve talebeleriniz gibi olsa, her iki tarafta da sizi seven de var sevmeyen de var ama sözlerinize herkes kulak verir.

İşin sonu çok daha kötü yerlere gidiyor bu konu hakkında bana buradan cevap yerine bu harlanan ateşi söndürecek bir ders, bir video yayını yaparsanız çok seviniriz.

Değerli kardeşim, haklısın hem de çok haklısın. Ne diyebileceğimi bilemiyorum. Ümmet olarak içinde bulunduğumuz hali görmezden gelip kısır bir konu yumağı içinde boğulan ve ilimden de öyle veya böyle nasibi olmuş kimselere ne diyebilirsin ve desen ne olur, kim dinler? Bugüne kadarki tecrübelerim bana gösterdi ki, o sözünü ettiklerini kendi gündemleri ile baş başa bırakmak en evla olanıdır. Onlara tek bir kelime bile anlatmak ve onları ikna etmek mümkün değildir. Elbette Rabbimin rahmet ettikleri müstesnadır. Ben böyle düşünüyorum, size de dininizi yaşamak ve verebildiğiniz kadar insanlara bir şeyler vermeye çalışmak ve Allah’tan affımızı dilemeyi tavsiye ederim. Allah’a emanet olunuz.

Nureddin Yıldız